ALİ AZAZİ KİŞİSEL WEB SAYFASI

TR | AR
 
Anasayfa      Sorular ve Cevaplar Çalışmalarım Değerli Linkler

ياعلي الاعلى    يابهاء الابهى

Önsöz

Kitabımı inceleyecek ve hesaplarımı araştırmak lütfunda bulunacak, saygıdeğer ve muhterem kardeşlerime:

 Aile reisleri 5 yaşında iken beni, soylu bir ailenin, çok iyi ve bilgili olan hocası,  الشيخ احمد علي عيسى şeyh Ahmed Ali İsa’nın yanına Kur’ân kursuna yolladılar. Burada Arapça okumayı öğrenerek Kur’ân-ı Kerim’i okumaya başladım ve  6 yaşında iken, Kur’ân-ı Kerim’i hatmettim. 7 yaşına vardığımda, beni Antakya’da İnönü İlkokulu’na kaydettiler . 12 yaşımda İlkokulu bitirdikten sonra okuldan beni aldılar. Arapça okuyup yazmayı daha iyi öğrenmem ve Kur’ân-ı Kerim’de derinleşmem için beni, Arapçayı çok iyi bilen ve Kur’ân-ı Kerim’de çok derin olan;  hattat, şair ve filozof denecek kadar bilgili, soylu bir aileden الشيخ حسين معلى  şeyh Hüseyin Mualla adında, muhterem bir zata teslim ettiler. Bu zat bana, Arapça dilbilgisinin yanında Kur’ân-ı Kerim’in bazı derin bilgisini öğretmeye ve dini konularda beni eğitmeye başladı.

Bu dini eğitim ve öğretim sırasında, büyüklerimiz ve hocalarımız, dini konuları müzakere ettikleri zaman, Hz.Mehdi ve Hz. İsa’nın yeni öğretilerle geleceklerini ve onların teşriflerinde, insanların büyük saadete kavuşacaklarını, ilahi adaletin kurulacağını ve semavi lütfûn, tüm insanları kapsayacağını söylerlerdi. Ve çok zaman olurdu ki, el açarak, O Hazretlerin bir an evvel teşrif etmeleri için yüce Allaha yalvarır, dua eder ve kutsal Fatiha’yı okurlardı. Hatta çok iyi hatırladığım: “Elimizdeki mevcut kutsal kitapların vermiş oldukları alametler doğru ise, yaşadığımız günlerin, müjdelenen Hz. Mehdi’ nin günlerinden olması gerekir, Ancak bunun için acele etmemiz doğru olmaz. Herhangi bir haber almayı beklemeliyiz” şeklindeki hocalarımızın bazı sözleriydi. O konuşmalara kulak verir dikkatle dinlerdim. Bu konuşmaları duyduğum andan itibaren, hafızama yerleştirdim ve bazı Kutsal Kitapları ve Hadis-i şerif’leri bol bol okumaya ve anlamları üzerinde düşünmeye başladım.

Bu süreci yaşarken, 1969 tarihinde, beklenen Hz. Mehdi’ nin teşrif ettiğine dair bir müjde aldım. Beklediğimiz kutsal zuhurların bunlar olup olmadığını ve bu müjdenin doğruluğunu dikkatle araştırmaya başladım. Araştırmamın nedeni de;  Peygamber efendimiz Hz. محمد Muhammed’in (s.a.v.) Kutsal Kitabı Kur’ân-ı Kerim’in 49 uncu sûresindeki, (kutsal الحجرات Hucurât sûresi) mübarek 6. âyetinde buyrulan emirdir.

اايها الذين آمنوا ان جاء كم فاسق بنبأ  فتبينوا ان تصيبوا قوما بجهالة فتصبحوا على مافعلتم نادمين *         

Türkçe meâli:   Ey İnananlar, size fasık ( yoldan çıkmış ) bir adam bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Türkçe meâli Sayın Süleyman Ateş’ten alınmıştır.)

Araştırmam 13 yıl sürdü. Bu araştırmam sırasında Hz. Bahaullah’ ın kutsal İkan Kitabını ve Hz. Bab’ ın Kutsal Arapça Beyan Kitabını okuduğumda; hocalarımızın eğitimim sırasında, Hz. Mehdi ile ilgili söyledikleri sözler ve ettikleri duaları hatırladım. Ve o zamanlar aldığım eğitim beni, İkan ve Beyan Kitaplarındaki Kur’ân-ı Kerim ve diğer kutsal kitaplardaki gelecek zuhurlarla ilgili ayetleri daha derinlemesine incelemeye götürdü. Bu derinlemesine inceleme sonunda; beklenen Allah’ın mazharları olarak 2  kutsal zuhurun teşrif ettikleri kanaatine vardım ve  1982 yılında بهائي Bahai dinine müşerref oldum.

Bu en değerli hazineyi bulmamı sağlayan eğitimi bana veren, bu iki değerli hocama hayatımın sonuna kadar minnettar kalacağım. Onlara Yüce Allah’tan mağfiret ve rahmet dilerim. Ruhlarının Allah’ın sonsuz âlemlerinde yücelmesi için onlara her zaman yüce Tanrı’dan dua etmekteyim.

NOT: Sizlere sunacağım bazı bilgiler Kur’ân-ı Kerim’in sayısız kutsal sûre ve ayetlerindeki, bu iki kutsal Zuhur’un teşrifleriyle ilgili araştırmalarımdır. Bu hesapları yapmamda bana ilham veren; Kur’ân-ı Kerim’in سورة المطففين   Kutsal Mutaffifiyn sûresinin 9 uncu كتاب مرقوم ayetinde; “Kitâbün merkuûm” ve 20 - 21’ inci mübarek âyetlerinde de tekrarlanan “Kitâbün merkuûm yeşhedühül mukarrabuûn”  كتاب مرقوم * يشهده المقربون diye ifade edilen Allahın sözleridir. “Yüce Allah böyle bir tabir ( ifade ) kullanmışsa Kur’ân-ı Kerim’de bazı şifreler olabilir” diye düşünmeye başladım. Bu düşünceler içindeyken bir gün; “Allahın Günü” ile ilgili olan ve kanaatimce içinde matematiksel şifre olacağını düşündüğüm bir ayeti hesaplama ilhamı geldi. Bu İlhamla hesapladığımda büyük bir heyecan ve hayranlıkla hesabın tuttuğunu gördüm. Bu heyecan, daha başka kilit noktalardaki ayetleri de hesaplamak için beni teşvik etti. Hatta öyle zamanlar oldu ki; bazı ayetleri hesaplamam gerektiğini rüyamda görüyor ve uyanır uyanmaz hesapladığımda ise, heyecanla şifrenin tutuğunu görüyordum. Böylece size sunacağım çalışma ve araştırmalar ortaya çıkmış oldu.

Değerli okuyucular: Bu araştırma ve çalışmalarımı, incelemek lütfunda bulunduğunuz takdir de, aklınıza takılacak soruları veya açıklamaları  Kutsal Kur’ân-ı Kerim’in mübarek  âyetlerine ve bildiğim bazı hadisi şeriflere dayalı olmak kaydıyla site üzerinden açıklayacağımı saygılarımla ifade etmek isterim.

 

     Antakya Bahai Toplumundan:

          Ali Azazi

Anasayfa      Sorular ve Cevaplar Çalışmalarım